ARİS Resmi Web Sitesi

Nihal Arslan ,Workshop Dergisi’nin sorularını yanıtladı.

Bize kısaca profesyonel geçmişinizden bahseder misiniz?

İstanbul Teknik Üniversitesi, Kimya Metalürji Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü’nden 1984 yılında mezun oldum. Ardından İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsünde MBA programını tamamladım. 1987-1990 yılları arasında Bilim İlaç bünyesinde Üretim Planlama Departmanı’nda çalışma hayatına başladım. 1990 yılında Ali Raif İlaç’ta sırasıyla Planlama Müdürü, Ürün Müdürü, Pazarlama Müdürü, Pazarlama Direktörü ve Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevlerini üstlendim. 1 Ekim 2020 itibari ile 30 yıldır çalıştığım firmada Genel Müdürlük görevine atandım.

 

Ali Raif İlaç’ın tarihsel hikâyesi ve güncel organizasyon yapısı hakkında bilgi verir misiniz?  

Ali Raif, genç cumhuriyetin ilk yıllarında temelleri atılan ve 1928’de 157 şirketten biri olarak kurulmuş ve 1963 yılından itibaren ilaç sanayinde faaliyet gösterecek şekilde yeniden organize olmuştur. Uluslararası pek çok ilaç şirketi ile güçlü iş birliği yaparken bir kısmının Türk İlaç Endüstrisi’ne girmesine öncülük etmiştir. Tüm çalışmalarında insana saygı, güvenilirlik, başarı odaklılık, çağdaş ve yenilikçilik ilkelerimiz ile yaşama değer katmak, insan sağlığını korumak ve iyileştirmek amacı ile topluma yüksek kalitede hizmet ve ürünler sunmayı misyon edinmiştir.

Ali Raif İlaç, kuruluşunun ilk yıllarında çok uluslu şirketlerin lisansları ile ilaç üretip pazarlarken, 1980’li yıllardan itibaren bitmiş ürün ilaç ithalatı, eş değer ürün üretim ve pazarlamasını gerçekleştirmekte, her geçen yıl ihracat hacmini artırmakta ve üretim tesisi yatırımları ile Türk İlaç Endüstrisi’nin önemli oyuncuları arasında yer almaktadır.

Türkiye genelindeki bölge ofisleri, İkitelli Üretim Tesisi, 4. Levent’teki merkez ofisi ve 700 kişilik güçlü çalışan kadrosu ile faaliyetlerini yürütmektedir. İşe alım süreçlerinde kadın istihdamına da önem veren kurumumuzda kadın yönetici oranı %32’dir.

1999 yılında İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde faaliyete başlayan Ali Raif İlaç’ın üretim tesisi, 8.500 m² fabrika binası, 500 m² yardımcı işletme binası, 1.500 m²’lik ofis ve laboratuvar binası olacak şekilde toplam 10.500 m²’lik bir alana sahiptir. Yıllık altmış milyon kutu üretim kapasitesine sahip İkitelli Üretim Tesisi, her türlü koşullara cevap verebilecek şekilde donatılmış üretim, ambalaj ve depolama alanları, kalite kontrol, tescilli AR-GE Merkezi ve teknik hizmet veren bölümlere sahiptir.

 

Ali Raif İlaç hangi tedavi alanlarında faaliyet gösteriyor?

Ali Raif İlaç, Türk İlaç pazarında  net ciro verileri üzerinden  %24‘lük büyüme oranı ile 20.sırada yer almaktadır. Mevcut markalarımızın yanı sıra her yıl kendi Ar-Ge Merkezinde geliştirdiği ve kendi fabrikasında  ürettiği  farklı tedavi alanlarındaki ürünleri, toplum sağlığı için kullanıma sunarak gelişmekte ve büyümeye devam etmektedir.

Türk İlaç Pazarı’nda 55 yılı aşkın süredir gastroenteroloji ve kardiyoloji, 50 yılı aşkın süredir endokrinoloji ve diyabet,  40 yılı aşkın süredir  psikiyatri ve nöroloji, 30 yıla yakın süredir de fizik tedavi, romatoloji ve ortopedi alanlarında uzman ekibimizle ile faaliyet gösteriyoruz.  Uzun süre çalıştığımız branşların yanında  hematoloji, organ nakli, MS gibi spesifik tedavi alanlarında da yeni markalarımız ile güvenilir bir paydaş olarak çalışmaya devam ediyoruz.  Pandemi döneminde  önemi gittikçe artan takviye edici gıda markalarının yanı sıra, tatlandırıcı ve tıbbi cihaz ürünleri ile Aris life çatısı altında tüketici sağlığı tedavi alanına da hizmet vermekteyiz.

Bugün 200’ü aşkın farklı farmasötik formdaki ürün çeşidi, 70’ten fazla markası ile 58 yıldır Türk İlaç Sanayi’ne hizmet etmekte ve global firmalarla iş birliğini sürdürmekteyiz.

 

Haziran ayında temeli atılan yeni üretim tesisi firmaya ve endüstriye ne gibi katkılarda bulunacak? 

22 sene önce temelini attığımız fabrikamızla bugünlere geldik. Her geçen sene daha da büyüdük. Bu sene Haziran ayında bizi yarınlara taşıyacak olan yeni tesisimizin temelini attık. Yeni tesisimizin 2023 yılı sonunda tamamlanmasını hedefliyoruz. Bu tesis ile yeni üretim hatları açarak  mevcut üretim kapasitesini 4 katına çıkarmayı, istihdamı  %30 artırmayı aynı zamanda  ihracat hacmimizi büyütmeyi hedefliyoruz.

100 milyon Euro yatırım maliyeti ile 24.000 m2’lik alana kurulacak olan tesiste “İnsana Saygı” değerimiz ve “Yaşama Değer Katmak” misyonumuz ışığında tüm üretim süreçlerini sıfır atık planlamasıyla organize edeceğiz.

Ali Raif Ailesi olarak bu gelişmeden çok heyecanlı ve gururluyuz.  Bundan sonra hedefimiz yeni fabrikamızın  en kısa sürede tamamlanması, üretime geçmesi, üretim hattımızın genişlemesi, kapasitemizin artması ve ürün portföyümüzün büyümesidir. Hayalimiz ve hedefimiz Türk İlaç Pazarındaki yerimizi güçlendirmek,  üretim alanında iş birlikleri yaparak güvenilir bir partner olmak, uluslararası pazarda başarılı bir oyuncu olmak ve dünya pazarına açılmaktır. Ülkemiz ve sektörümüz için önemli olduğunu düşündüğüm bu yatırımın hayırlı olmasını diliyorum.

 

Firmanın Ar-Ge yaklaşımı ve yatırımları hakkında bilgi alabilir miyiz?

Yıllardır araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten ekibimiz, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayı ile 2 Ocak 2017 tarihinde Ar-Ge Merkezi olmaya hak kazanarak çalışmalarını sürdürmektedir. Ali Raif İlaç, Ar-Ge Merkezi olarak İlaç üretiminde yeniliği yakalamak, yenilikçi ürün üretmek, sektör deneyimi yüksek ekibi ile insan kaynağı yetiştirmek için faaliyetlerine devam etmektedir. Yıllar önce 8 kişi ile başlayan araştırma & geliştirme serüveni Ar-Ge Merkezi’mizin büyümesi ile 28 kişilik bir uzman kadroya dönüşmüştür. Ar-Ge Merkezimiz ve üniversitelerimiz ile yapılan yoğun iş birliği sayesinde, araştırmacılarımızın yüksek lisans ve doktora programlarına katılımları teşvik edilmekte, bilgi ve beceri düzeyleri dinamik tutulmaktadır.

Firmamız Ar-Ge bünyesinde yer alan patent ve marka departmanları, patentli ürünlerin ilk eşdeğerlerini, patent sürelerinin dolmasının ardından pazara vermeyi hedeflemekte ve ülke ekonomisine de önemli katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte mevcut çalışılmakta olan ürünlerin de yenilikçi formlarına patent başvuruları yaparak, hasta odaklı yaklaşım kapsamında tedavi kolaylığı sağlayacak seçenekler üzerinde çalışmaya devam etmektedir.

Araştırmak, geleceğimiz. İnşaatı sürmekte olan yeni üretim tesisimizin faaliyete geçmesi ile mevcut Ar-Ge Merkezi’miz fiziki olarak çok daha büyüyecek ve buna bağlı olarak istihdam genişlemesi sağlanacaktır. Gerek teknolojik alt yapısı gerekse uluslararası otoriteler tarafından onaylanabilecek bir organizasyona sahip olması planlanan yeni ilaç üretim tesisi, ülkemiz ilaç endüstrisinin kapasitesine önemli katkı sağlayacaktır.

 

Bireysel değerleriniz ile Ali Raif İlaç’ın kurumsal değerleri en fazla hangi konularda örtüşüyor?

Pek çok değerimizin örtüştüğünü söyleyebilirim. 30 Yılı aşkın süredir Ali Raif bünyesinde çalışıyor olmak da bunun en güzel canlı kanıtıdır.  Ben ailemi çok seviyorum, benim için çok önemli ve değerlidir.  Ali Raif ilaç da bir aile gibidir. Aile bireyleri olarak birbirimizi sever, sayarız. Zor zamanda bir arada oluruz. Birbirimizi destekler ve koruruz. Birlikte sevinir, birlikte üzülürüz. İşimizi ciddiyetle ve titizlikle yaparız. İnsana, çevreye saygı duyarız, sözümüzü tutarız. Tutamayacağımız sözü vermeyiz.  Deneyimli ekip arkadaşlarımız, yeni başlayan ekip arkadaşlarımıza yol gösterir, kurum kültürünü aşılar ve süreç içinde sabır gösterir. Eğitime ve deneyime önem verir, bu alan için kaynak ayırırız. Değişimi yakalamak ve dönüşümü sağlamak eğitimden geçer. Bu nedenle eğitimli insana değer veririz. Geleceğimizi inşa ederken hedefimize eğitimli insanlarımızla ulaşacağımızdan hem ben hem de Ali Raif olarak eminiz.

 

Pandemi sürecinde şirket olarak iş yapış biçiminiz nasıl ve ne kadar değişti? Sizin bu süreçten çıkarımlarınız neler oldu?

Pandemi ile bambaşka bir dünyayla karşılaştık.  Belki 5 yıl sonranın iş modellerini, süreçleri hızlandırılmış olarak yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.  Aylarca fiziki olarak bir araya gelmeden işlerimizi sürdürdük. Yüz yüze iletişim olmadan asla yapılamayacağını düşündüğümüz işleri, projeleri yapabildiğimizi gördük. Sağlık meslek mensuplarını uzun süre ziyaret edemedik. Ülkemizde ilk  vakanın resmi olarak  görüldüğü 11 Mart’ta sürecin ne kadar süreceği konusunda fazla iyimser olduğumuzu görüyorum. Gelişmeler bize farklı pandemiler de yaşayabileceğimizin sinyallerini veriyor.

İlk günlerde önceliğimizi eğitime verdik. Yüz yüze yapılan eğitimlerin yerini online eğitimler aldı. Deneyimlerimiz, bize çeviklik sağladı. Hızlı harekete geçmenin avantaj sağladığı bir dönemdeyiz. Biz de bu sürece hızla uyum sağlayıp ‘’sürdürülebilirliği” iş başarımızdaki en önemli hedef olarak belirledik. Alışkanlıklarımızın dışına çıkarak farklı bakış açılarıyla cesur kararlar aldığımızı düşünüyorum. Bu öğrenme dönemi, sonraki dönemlere yol gösterici oldu. Dijital tanıtım ve pazarlama aktiviteleri, yüz yüze olanların yerini aldı.  Alıştığımız uzun vadeli ve kesin planlar yerine kısa vadeli esnek planlarla çalışıyoruz. Deneyimlerimizden edindiğimiz sonuçları paylaşıyoruz. Yaptıklarımızdan öğrenmek, yeni planları öğrendiklerimizden yararlanarak yapmak, hızlı ve kararlı hareket etmek, sürdürülebilirliği ön plana alarak hedefleri gözden geçirmek ve döneme uygun hale getirmek, iş başarımızı artırdı diye özetleyebilirim.

 

Türk ilaç sektörünün mevcut durumunu ve geleceğe yönelik gelişim çizgisini değerlendirir misiniz?

Pandemi tüm dünya ekonomisinde  her sektörü farklı etkiledi. Türk sağlık sektöründe de pandeminin derin etkilerini görüyoruz. Bu süreçte pandeminin  yönetimi, ilaca erişim ve sağlık iletişimi en gündemde olan konulardı.

Türk İlaç Sanayi, güçlü ve köklü  bir sektördür. 739 firma, sağlık alanında faaliyet göstermektedir. Yıllık ilaç kullanımının 1,7 milyar kutusu ülkemizdeki fabrikalarda üretilmektedir. Her yıl büyüyen Türk İlaç Sektörü, ilaç tedarikinde üretim kesintisine uğramasa da  pandemi dönemi boyunca (16 ay)  bir önceki benzer dönem aralığına göre kutuda %10,52 oranında küçülmüştür. (Kaynak: IQVIA)

İlaç sektörü için sağlık meslek mensuplarıyla iletişim çok önemlidir. Sağlık otoritesi, hekim, eczacı ve ilaç sanayi birbirini anlayan ve destekleyen taraflardır. Bununla birlikte pandemi sürecinde gerek bulaş riski gerekse sağlık meslek mensuplarının artan olağanüstü iş yükü,  bu iletişimin  başlarda tamamen kesilmesine devamında ise sınırlı olarak gerçekleşebilmesine neden oldu. Giderek normalleşen yaşamla birlikte bu iletişimin de pandeminin kazandırdığı alışkanlıklarla birlikte  eskisine benzer ama tamamen aynı olmayan hibrit bir modelle ilerleyeceğini düşünüyorum. İlaç Sanayi, bir ülkenin stratejik sürdürülebilirlik planlamasında kritik öneme sahip bir sektördür. Ülkenin ihtiyacı olan ilacı üretebiliyor olmak çok önemlidir. Pandemide bunu bir kez daha anladık ve yaşadık. Sağlık sektörü ve ilaç sanayi, ülkemizin geleceğinde hep gelişerek var olacaktır. O nedenle desteklenmesi gerekir. Sektörün yaptığı Ar-GE yatırımları ile  yakın gelecekte geleneksel ilaçların yanı sıra biyoteknolojik ürünler de ülkemizde üretilebilecektir.

 

Firmada orta vadede değişimi yönlendirmeyi hedeflediğiniz öncelikli alanlar, hayata geçirmek istediğiniz yeni uygulamalar nelerdir?

Uzun süredir Ali Raif bünyesinde görev yaptığım için, verilen pek çok kararın ve yapılan  uygulamanın içinde aktif rol aldım. Bu karar ve uygulamalarda  kurum kültürüne sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu yakinen  yaşayarak deneyimledim. O nedenle sahip olduğumuz değerleri koruyarak  başarı ivmemizi artırmayı hedefliyorum.

Ortak hedefleri birlikte gerçekleştireceğimiz ekip arkadaşlarımızın, mutlu çalışma ortamlarında iş birliği ve dayanışma  içinde keyif alarak çalışması beni çok mutlu ediyor. Her yıl büyüyen ve gelişen  bir şirket olarak, çalıştığımız tedavi alanlarına yeni ürünler kazandırmayı aynı zamanda yenilikçi uygulamalarla hasta ve hekim ihtiyaçlarını anlayarak hayatı kolaylaştıracak, erişimi artıracak çözümler  üretebilmeyi amaçlıyoruz. Yeni  fabrikamızın hayata geçmesiyle birlikte, yeni ürünlerle yeni  tedavi alanlarına girecek şekilde hazırlıklarımızı yapıyoruz. Ürünlerimizin uluslararası pazarlarda yer alması, en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Her başarılı iş, eğitimli ve yetişmiş insanla olur. İnsana yatırım gelecek beş yılımızda en önemli hedefimiz.…

 

Bu makale, Eylül 2021 tarihinde Workshop Dergisi 74. sayısında yayınlanmıştır.

Workshop Zirveden / Nihal Arslan

İnternet sitemizde yer alan içerikleri daha etkin bir şekilde kullanabilmenizi sağlamak ve ziyaret deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Çerezlerle ilgili detaylı bilgi için Aydınlatma Beyanımız

The cookie settings on this website are set to "allow cookies" to give you the best browsing experience possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Close